30 Haziran 2009 Salı

MGK mı MGP mi?

Bu akşam uzun bir yolculuk yaptım, feribota yaklaşırken haber saati geldi ve kanal D de Mehmet Ali Birand her zaman ki gibi döktürüyordu. MGP çok uzun sürecek deyiverdi, ardından ayerbus310 tipi uçak dedi, halbuki ekranda airbus yazıyordu acaba bu habercinin inglizcesi mi yoktu?



Geçtiğimiz günler de bir yazı okumuştum, neyi söylediğiniz değil nasıl söylediğiniz diyordu, ertesi gün ise söylenen değil söyleyen kişidir işin özü deniyordu. Hangisi doğrudur diye debelenirken 30 Haziran gününün ana haber bültenin de gördüm ki, kimin söylediği daha önemliymiş. Yılların usta habercisi diye lanse edilen biri değil de sıradan bir haberci söylese eminim daha güçlü bir tepkiyle karşılaşırdı.



Asıl konumuz imla değil, gündem. Benim ülkem demek istiyorum çünkü gün geçtikçe yaşadığım ülkeden uzaklaştığımı, gerçekleşen olaylara ağzımı bir karış açmakla yetindiğimi görüyorum. Fakat bir yere kadar. Benim ülkemde yaşadığım şu 21 senelik kısa ömür süreci ve anlatılan darbe günleri çevresinde, siyasetçi bozar asker düzeltir mantığı ile yönetilen bir ülkedir. Her dönem de belli başlı dalkavuklar çıkar ve işte İran ne de hoş, olmadıysa Malezya, şeriat istemiyoruz, gökdelenler kalabilir bakınız Dubai ve yaşasın islam bankaları şeklinde gelir düzeyi yetersiz ve gelir düzeyi yeterli fakat bilgisiz yada bilgili ama eski kara günlere geri dönmek isteyen halkı bir güzel avucunun içine alır.

Bu dönemde hep bahsedilen dış mihrakların(hepimiz kimler olduğunu biliyoruz bkz;ABD) iştahı kabarır bir güzel akıl fikir verirler, akıl alınmaz ise terör örgütlerini kışkırtırlar o da olmazsa içten içe mezhep kavgası oluşturmaya çalışırlar, kendileri uğraşmaz uğraştırırlar. Ve bu harala gürele içinde şu an yaşadığımız GSMH mizin 53 milyar dolarının eridiği, kayıpların, ekonomik daralmanın, krizin başladığı ABD den 4-5 kat büyük olmasını unutuveririz. Hükümetin bilinç altına yerleşmiş olan darbe korkusunu anlamaya çalışır, ergenekon masalını okuruz.

30 haziran 2009 Radikal gazetesinin bir köşesinde AKP neden kendi kendine darbe söylentileri çıkarmaya çalışıyor acaba darbe gerektiren işler mi yapıyor ? diye bir soru sorulmuş. Evet, asker o günler geride kaldı, müdahale olmayacak dedikçe hükümet gereksiz açıklamalarla, sahte belge ve kendi gömdüğü silahları yine kendisi çıkararak kocaman ülkeyi şirinler köyü gibi yönetmeye çalışıyor, gerçi onların(şirinlerin) sosyalist olduğu söyleniyor ama biz söyleyenlerin yalancısıyız.



Genel olarak baktığımız zaman, tüm söylentileri ve kavgaları bir tarafa bıraktığımız da giderek kötüleşen ülke ekonomisi, biten çiftçilik, ölen esnaf, çamura bulanmış inşaat ve otomotiv sektörü ben de dahil milyonlarca işsiz genç kız ve erkek. Burası benim ülkem, üzülüyorum ve diğer insanlarında üzülmesini, bunun düzelmesi için tepkilerini ortaya koymalarını istiyorum.