27 Ağustos 2009 Perşembe

Ayranı yok içmeye tahterevanla gider DUBAİ'ye...


















Geçen gün istanbul da neden Dubai deki gibi yapay ada yok söylentilerinin üstünden birkaç gün geçmişken, Bostancı otobüs durağında güneşten nereye kaçacağımı bilemeden oturur durumdayım, tek dileğim otobüsün hemen gelmesi ve koşarak eve gitmekti, ama herkesin tek dileği bu değil.




Otobüsün kırmızı, kocaman 92 doğumlu kapısı gürültülü bir şekilde açıldı, içeriden dertli Türk insanın sesi yankılanıyordu, bu şoför ün ta kendisiydi. Yanında tüm yol boyunca dertlerini anlatıp esir ettiği yaşlı ve kilolu bir amca vardı belli ki geçim sıkıntısı çekmiyordu ve ben sohbetin sonuna yetişmiştim. Şöyle diyordu; Dubai li adam tabi ki yapacak, şehrinden su gibi petrol çıkıyor, senin neyine yapay ada, bilmem kaç milyar dolar SEN ÖNCE BENİM MAAŞIMI ÖDE.




Şoförün bu sözleri beni kendime getirdi, ve devam etti; ''kusura bakma yol boyunca sana kapıyı açacaktım ama derin bir sıkıntı ve depresyon içerisindeyim''. Bu sırada yaşlı adam hızla uzaklaşmaya çalışıyordu, bu kadar sıkacak kadar mı anlattı diye geçirdim içimden, Türkiyenin şu anki görünmez, görün-dürülmez, sanki içinde yaşamıyormuşcasına davranılan kötü ekonomik durumu amcanın dayanamacağı kadar sıkıntı veriyor.




Bir ülke düşünün ki lisans menzunu na en fazla 650 tl verebiliyor, öğrenci kredisini ödemek istese en az 3 yıl kesintisiz çalışmalı, zaten olmayan sosyal hayatını bitirmeli ki borçlar ödensin, babanın yüzüne bakılabilir duruma gelsin, gençliği heba olsun gitsin. Şehrin ulaşımı sağlayan sürücülere maaşlarını ödeyemesin, satın aldığı milyon dolarlık otobüsler yolda kopsun, dursun eğitim ücretlerine %200 zam yapsın, tersini söylene edepsiz desin, ve lütfedip % 3 lük zam ile yetinsin. Ve dalga geçercesine bu konuda beş parasız halkı yönlendirmek için reklam yapsın.




Trajikomiğin kelime anlamı değiştirilmeli, tam karşısına TÜRKİYE yazılmalı ve gözyaşlarıyla okunmalı, bu ülke bunu hakedecek ne yaptı?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder